Ana Sayfa » Davranışsal İK, Headline

Enerji, Değişim ve Farklılıkların Yönetimi

18 November 2009 1,432 views Henüz Yorum Yapılmamış

Yönetimin boyutları insanları aşmaya başladı, her ne kadar günümüzde işletmelerin en önemli kaynağının “insan” olduğunu her ortamda dile getirsekte yönetilmemekte ve belirlenen amaçlara ulaşmamakta ısrar eden bir çalışan kitlesi yöneticileri oldukça zorlamaktadır.

Günümüzde değişimi düşüncelerinin yanına yaklaştırmayan, her yapamadığı iş için sürekli mazeret üreten, çözümü değil şikayetin en güzelini düşünen, en muhteşem edebi metinlerle sorunları körükleyen ve egolarının önüne geçemeyen insanlar, işletmelelere ve yöneticilere zaman ve para kaybı olarak geri dönmekte ve en önemlisi enerji kaybı yaşatmaktadır.

Bireysel olarak düşündüğümüzde ise vaktimizi çalan, topluma ve dünyaya faydalı işler yapmamızı engelleyen her türlü iş; enerjimizi farklı ve gereksiz yerlere harcamamıza neden olmaktadır.

Ürettiğiniz ve enerji harcadığınız her iş fayda esaslı olmalıdır. Hiç olmazsa kendi mutluluğumuza veya sonuçlardan etkilenecek bir başka insanın (insanların) mutluluğuna fayda sağlamalıdır.

Çocukluğumuzdan beri sürekli aynı şeyleri yaparak büyüdük. Tüm sosyal sitelerde, mail gruplarında, eski yıllarda yaptığımız ortak şeyleri gördüğümüzde hüzünlendik gülümsedik. Fakat kimse farklı düşünmeye yöneltmedi bizi, kendi kendimize farklı olmanın gerektiğini çoğumuz çözemedi, aynı şeyleri yaparak geçirdik yıllarımızı.

Çok merak ediyorum bir ağacın elimizin ulaştığı yerdeki yaprağını koparmayan bir tek insan varmıdır aramızda. Hele birde o yaprağı kopardıktan sonra, yuvarlak yaptığımız baş ve işaret parmaklarımızın arasına koyup, üzerine vurmak suretiyle patlatmayan kaç kişi vardır aramızda :)

Şimdi ise farklılıkları tespit etmekten, ayırmaktan ve onları ayrı yönetmekten bahsediyoruz. Farklılıkları yönetebilmek için çalışanların farklılıklarını ortaya koymaları gerekiyor.
kırmızı-takım
Kırmızı parlak takım elbise ile insanların arasında dolaşarak farklı görünenlerle, farkı üretmek arasındaki kalın çizginin farkına varmalıyız.
Bizler iş dünyasında bir çalışan olarak; kendi eğitim-staj-iş ve yöneticilik tecrübelerimize dayanarak farklılığın ve değişimin tanımını kendimiz yapmak zorundayız.
Yönetici olarak ise değişimin tanımını çalışanlarımızla tartışmalı herkesin üzerinde uzlaştığı, uygulamaya hazır olduğu doğru tanımı ortaya çıkarmalıyız.

Bu kavramları dünyadaki gündemlerden çevrilen, tam türkçe karşılıkları bulunamayan, yalnızca makalelerde okunan ve bir kaç toplantıda popüler gündem konusu olarak kullanılan kelime olmaktan kurtarıp, iş ve (iç) dünyamıza, bilinç altımıza bir daha çıkmamak üzere kaydetmeli, hani o reklamlardaki şirin kızın “yinemi bamya” demesi gibi bıkıncaya kadar kullanmamız gerekir.

Değişim ve pozitif farklılık dolu günler dilerim..

Çevrenizle Paylaşın:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • LinkedIn
  • StumbleUpon

Yazarın Diğer Yazıları;

Yorumunuzu Bırakın!

Yorumunuzu bırakarak içeriğe ortak olabilirsiniz. Trackback Link. Bu yazının yorumlarına rss ile abone olabilirsiniz.