Hava soğuk. Ya da öyle geliyor. Hayatın müsvedde muamelesi yaptığı ben gene kapılarımı kapatıyorum ve gözlerimin gördüğünü düşünüyorum. Kalemim beni nereye götürürse oraya savruluyorum. Bir komedinin ürünüyüz hepimiz. Eskiyen ve yenilenen her şey gibi biz insanlarda güncelleniyoruz. Gene anlamadığımız ve farklı şeylere takıntı haline getirdiğimiz ve aidiyet hissettiğimiz şeyler yüzünden yanlış muamelesi yapıyoruz. Dışlıyoruz ve o şeyle savaşıyoruz. İnsanın özgüveni hadsizce mantıkla ve olayla birleşerek ortaya komediyi çıkarıyor. Komedinin kendisi mantık. Bu algı öyle bir şey ki bir saplantı gibi. Adeta kurtulamayacağımız bir rol mantık. Zorunda hissediyoruz kendimizi mantığa.

Bir melodide teselli aramak. Kelimelerden mutluluk çıkarmaya çalışmak. Saatlerce deniz havasını çekip yürüyerek yorulmak. Yorulmaktan mutluluk çıkarmak. Zamanı geçirerek büyümek ve bundan haz almak. Gündelik şeyler iş, güç, doymak , barınmak. Bu kadar şeyin arasında kayboluyor insan. Bu durumda insan nasıl hala mantık diyebiliyor? Sıradanlığın olduğu, insanların dillerinde bile kültürlerinden uzak , kıyafette, ahlakta kısacası her şeyde aşırı dayanılmaz olmuş istemek, yapmak ,değişmek isteğinin olduğu durumda hala ne cesaretle mantıklı olmamız bekleniyor. Hayat artık duygu , haz istek eksenli. Mantık çoktan çöpe atılmış. Bir kaç akıllı çıkıp konuşunca bırakın dinlemeyi çoğunun haberi yok. İsteyene istediğini verin ve köşenize çekilin. Baş edilemez bir yozlaşma var. Normalde ve anormallik arasında bir ilişki kalmadı. Mantık bu dünyanın bireyselliği içerisinde çoktan bozuldu ve komik duruma düştü. Yeniden Aristoteleslere ihtiyaç var. Nietzsche gibi iki insan olmalı mesela. Birisi doğuda birisi batıda olacak. Şimdiki insan bu ikisini okusam yeni bir rönesans ateşi parlardı. Ama ihtiyaç ve haz gözlerimizi kör etti. Asıl şeyleri bırakıp adım adım ulaşmamız gereken şeylere bırakın ulaşması onları artık göremiyoruz bile.

Bu insanlığın reçetesi ne biliyor musunuz? Şifamız için şunlar şart ;alternatif enerji kaynakları (güneş, hava , su ) , silahlar bırakılacak , her insan gücü yettiğince ağaç dikecek , sevmeyi ve değer vermeyi iliklerimizde hissetmeliyiz , farklılıklarımız bizim için zenginliktir. Farklılıklar hayatın temelidir. Bunu çatışma sebebi saymamalı. Birde bu kadar şeyi iş işten geçmeden yapabilecek istek , irade ve farkındalık olmalı…

MURAT KAYA