Hayatımızda standart olan her şeyi değiştirme zamanı geldi. Buna özgürlük anlayışı ve bilgi de dahil. Değişim insan kaynaklarının verimini artırır. Ama sürekli değişim olmalı. Değişimin mantığı insan için şöyle olmalı; değiştikçe büyümeli ve faydalı hale gelmeli. Değişim ortak faydada sonuçlanmalı. Aynılıktan , bayağılıktan ve bunların getirdiği sahte neşeden insanlık kendini korumalı. İnsan psikolojisi özgürlüğe ve bilgiye çok açtır. İkisinden biri yeterince olmazsa insan doğası bir kuralsızlığa hapsolur. İlişkilerimizde çıkmazlar, duygusal çöküntüler ve sıkıntılar insan olarak bizi hiç bırakmaz.

İnsan olarak neşeli bilginin peşinden koşmalıyız. Neşeli bilginin açılımı öğrendikten sonra bunu hiç unutmamaktır. Eğer bir bilgi size neşe veriyorsa siz orada çok büyük bir adım atmışsınız demektir. O bilgiyi size veren ve bunu hissetmenizi sağlayan insana verdiğiniz değer sizin için duygusal bir özgürlüğün ötesinde insan olarak gelişim yolunda attığınız kutsal bir adımdır. Özgüven çoğu zaman bilgiyle gelir insana. Bilgili insanın karşısında özgüven duymaz mıyız? Evet. Çoğumuz bunu hissederiz.

Özgürlük ve bilgi ihtiyacımız. İkisi birbirini tamamlar. Her zaman bilen insana sorarız çoğu şeyi. Peki neden böyle yaparız ? Bilen insana güveniriz çünkü. Bildiğimizde özgür ve rahat hissederiz. Özgür olma ve bilme ihtiyacı birey olarak bizi standartlık yerine orijinalliğe itmeli. Özgürlüğümüz için bilmek ve bilmenin neşesini de yaşamak için değişmek ve öğrenmek yolunda cesur olmak lazım. Ama nasıl demeyin? Bunun yolları sizde. Özgürlükler ve bilgi bireyselliğin farklı yollarında saklı…